UZUN SAÇLI DEV ADAM; TOSUN YUSUF





Uzun saçlı dev bir adamdı,o 

Tosun Yusuf'tu aslında adı 

"Bu kadar sevilecek ne var?" diyordu, insanoğlu 

Ama yıktı bu tabuyu uzun saçlı dev 

Müziğe, sanata ve hayata bakışı gösterirdi; hep 



Seninle büyüdü, bir sonraki nesil 

Ya o büyüttüklerin 

Onlarda bir sonrakilere seni anlattı 

Ne güzeldi, “7 den 77’ye” 

O programa çıkan bacak kadar çocuklar bile 

Koca koca adamlar oldular, şimdilerde 

Hatta demişti, o Tosun Yusuf 

Adam olacak çocuk, diye 



Rikkat(Uyanık) hanımın geniydi, belki de 

Bu sanatçılık mesleği aşkı 

Evet sanatçı diyorum 

Rikkat Hanım, o kimsesizler kimsesi 

Zeki Müren’i Türk Sanat Müziğine, 

Güneş gibi doğmasını sağlayan, kadın 

Oğluna mı, bu mesleği sevdiremeyecekti? 

Belki de dünden razıydı, Uzun Saçlı Dev, bu aşka 

Belki de, o dönence orada bir yerlerde, onu bekliyordu 

Onlardan habersizce 



Elbet güzel sesler yok, değildi 

Lakin Tosun Yusuf, başkaydı 

Yoksa “Mehmet Barış mı?” desek 

Ya da Barış Manço 

Çoğu kişi yıldız olduğunda isim değiştirirdi. 

Onun ismi aynen kaldı 

Bak Barış Manço 

Sadece biraz kısaltıldı, Mehmet’i atıldı 

Tosun Yusuf mu? 

O ilkokula başlarken, uzun oluyor, diye gitmişti 

Mehmet nüfus kağıdında kalıyor 



14 yaşında başlıyor tıngırdatmaya 

Çalmak diyemiyorum, çalma işini bilmez 

Tıngırdatır, ama ne tıngırdatma 

İşte “Kafadarlar” başlıyor, bu mu ne? 

Grubun ismi Kafadarlar işte, ortaokulda 

“Bu yol nereye çıkar?” soran olursa- olmaz tabi 

Kurtalan ekspresine çıkıyor, acayip ya 



Ve ilk beste geliyor 

Ne, Dream Girl mi? 

Ecnebice vay be adam İngilizceyle başladı 

Bestekârlık hayatına 

Duramadı, ödülünü de aldı 



Sonra bizim “Kafadarlar” kalkıp “Harmoni” oluyor, lisede 

Albümler gelmeye başlıyor, Grafson Plak şirketiyle 

Kızılcıklar ile Urfa’nın etrafını koymasaydı, çok kızardım 



Tosun Yusuf Belçika’ya gitmeyi, kafaya koyunca 

Durdurabilene aşk olsun, “Harmoni” dağılır 

Sen kalk kamyona atla Fransa’ya git, Paris’e 

Salvador’la görüş, Fransız büyük star 

Salvador pek tınlamaz, bizim Tosunu 

Kilosu varmış, dış görüntüsü yokmuş 

Bu iş çığırından çıktı, bahaneye bak 



Bizim tosun kalkar gider, ağabeyi Savaş’ın yanına Belçika’ya 

Kraliyet müzesine eğitim görürken 

Şair André Soulac ile tanışır 

Hatta bestelere sözde yazdırır 



Sonra Rigolo plak şirketiyle anlaşınca 

“Jacques Danjean Orkestrası” ile çalışında 

Rock and Roll efsanesi de başlar 

İki adet EP çıkarır, bizim albüm dediklerimizin kısasından 

Öyle bir duruma gelmişti ki, bizim Tosun 

Türkiye’ye geldiğinde onu Fransız sanmışlar 

Öylece radyo yayınlarına çıkarmışlar 



65’te Paris’te verdiği konser sonrası 

Salvador onu tebrik eder, bir de beğenmemişti 

“Golden Rollers” ve “The Folk 4” grupları ile çalışır 

Bir Fransız müzisyen aksanını beğenmediği için 

Bizim Tosunun plaklarının çalınması yasaklanır, 

Tamamen kıskançlıktan 

Avrupa kariyeri biterken “L' Alba” adlı grup 

Onun, Soulac ile yaptığı besteyi seslendirirler 



“Les Mistigris” ile çalışmaya başlar 

Peşinden turneler çağırır, 

Sahibinin sesi şirketiyle anlaşınca 

Bir 45’lik daha çıkarır 

Lakin Hollanda’da geçirdiği kaza 

Dududağında büyük bir yarığa sebep olur 

Ve bıyık bırakmak zorunda kalır 



Anavatanına dönen Barış ilk Türkçe bestesini 

“Bizim gibi”yi (“Kol düğmeleri”ni) yapar 

Fakat vize ve yasal sorunlar nedeniyle 

“Les Mistigris” ile yollar ayrılır 

Bizim Tosun ise “Kaygısızlar”la çalışmaya başlar 

Kaygısızlar, Mazhar Alanson ile Fuat Güner’in 

Bugün ki MFÖ’nün Ö’süz grubuydular 

Biraz öksüz biraz Özkan’sızdılar 

Kaygısızlarla çalışırken ecnebi eserler aynen kalırken 

Türkçe eserler “Kaygısızlar”la tekrar revize edilecekti. 

Ve “Bizim gibi” artık “Kol düğmeleri” olacaktı 



“Kaygısızlar”la yeni bir sayfa açılıyordu, 

Ve tüm ilgiyi üzerlerine çekmeyi başarıyorlardı. 

Okul bitmediğinden yazdan yaza görüşebilen grup 

Bir çok başarıya ulaştı 

Ama bazı çevreler bizim Tosun’u 

Şarlatan, ukala bir asi genç olarak göstermeye çalışır 

Ee meyve veren ağaç taşlanır 

Ama bu hiçbir şeye engel olamaz, plaklar çıkmaya devam eder 

Hatta daha da başarılı olurlar 

Hatta biri var ki “Ağlama değmez hayat” satış patlaması yapar 

Ve Barış Manço Altın Plak’ın sahibi olur. 



“Kaygısızlar”la olan yol ayrılığı yeni bir başlangıca gebe oldu 

Yeni grup “Etc” ile yeni bir sayfa açılır, “Derule” seslendirilir 

Ve yeniden turne telaşı başlar 

Çok geçmeden yeni bir beste gelir “Dağlar Dağlar” 

Satışıyla çığır açan bu eser Barış Manço’yu 

Platin Plak’ın sahibi yapar. 



Moğollar”la birleşme kararı alınınca 

“Mançomongol” adlı bir grup ortaya çıkar 

Ve “İşte Hendek İşte Deve” gelir 

Bu başarı ki kıskanılır, Kütahya turnesi yaptığı esnada; 

Uzun saçları beğenilmediği için tehdit ediliyordu, 

Tur otobüsüne dinamitli saldırı yapılır 

Neyse ki kimseye zarar gelmez 

Lakin talihsizlik ya Kabakulak olur 

Fransa’da tedavi görürken 

“Moğollar”da peşine gelseler de, bir süre sonra yapamaz 

Yolları ayırmak zorunda kalırlar 



Çok geçmez Kurtalan Ekspresi’ni kurar 

Bu gup ise Engin Yörükoğlu, Celal Güven, 

Özkan Uğur, Nur Moray ve Ohannes Kemer’dan oluşuyordu. 

Bu grup ile “Ölüm Allah'ın Emri” ve “Gamzedeyim Deva Bulmam” çıkar 

Sonrası ise askerlik 



Askerlikte ordu evlerinde konserlerine devam etti 

Askerlik sonrası Kurtalan Ekspres ile 

“Küheylan” ve “Lambaya püf de”yi yapar 

Saçları kısa olduğu için uzaktan perukla çekilmiş bir fotoğraf girer albüme 

Sırf “Küheylan” şarkısı yüzünden adı sağcıya çıkar, 

Halbu ki şarkı Orta Asya özlemini konu ediniyordu. 

Daha sonra çıkan “Genç Osman” ise adını ülkücüye çıkaracaktı 

Olsun lafla peynir gemisi yürürse, bu da olur  



Cem Karaca’nın sol, Barış Manço’nun ise 

Sağcı olarak betimlendiği dönemde 

Bir konserde kendisine Bozkurt işareti yapan kişiye 

“Sizin için değil herkes için buradayız” der ve 

Sol yumruğunu havaya kaldırarak protesto eder 



“Çayelinden öteye” türküsü o kadar komik olacaktı ki 

Bir diğer ismi olan Rezil Dede ile anılacaktı 

“Sakla zamanı gelir zamanı” bestesi sonrası bir turnede 

Balıkesir’de saldırıya maruz kalırlar 

İki grup üyesi yaralı olarak hastaneye kaldırılır 

Turne kaldığı yerden devam eder 

Londra konseri sonrası karaciğer enfeksiyonu geçirir

Ve bağırsaklarında yapışık bir tümör bulunur 

Yeniden Belçika’ya hastaneye ama bu sefer ameliyata 



Bu ayrılık ardından döndüğü müzik hayatına 

“Sarı çizme ve “Aynalı kemer” ile merhaba diyecekti 

“Yeni bir gün” ise; Altın kelebekte 

En iyi erkek sanatçı ödülünü getirecekti 

Bunun yanında yılın bestecisi, yılın albümü ödüllerini alırken 

Kurtalan ekspresi de en iyi grup ödülünü hak edecekti 



Ve bir Anadolu turnesinde turnenin tüm gelirini, 

Sağır ve dilsiz çocukların eğitimi ve tedavisi için bağışlar. 

Bir çok yerde turne verdikten sonra 

Belçika’da konser dönüşü arabasının tekerleği patlar 

Ve bir araçla çarpışır, ağır yaralanır 

Bel kemiği çatlar, boynunda boyunluk belinde çelik korse 

Müzikten yine uzaklaşır, işte sınav işte ceza 



Dönüşü muhteşem olması beklenirdi ya 

Üzerine bir de sipariş alır, Nazan ŞORAY’dan 

Ve bir beste “Hal hal” ki Nazo ismiyle ona ithaf eder 



“Söz meclisten dışarı” ile başlayan çıkış 

“Arkadaşım Eşek” ile yine tavan yapacaktı 

“Ali yazar Veli Bozar” ile sükse yaparken 

“Gülpembe” ile fırtınanın asla dinmeyeceğini gösterecekti 



83’de Eurovision’a “Kazma” ile girecek 

Ama ön elemede elenecekti 

Ve “ Benim Jürim 50 milyon*dur” diyecekti 



Peşi sıra gelecek olan “Estağfurullah ne haddimize” 

“24 Ayar-Bugün Bayram- Gibi Gibi- Zalim sultan” 

Dikkati oldukça çekecektir. 

“Lahburger” ise bir destan konusu olur 

Ve karın boşluğundan üç adet tümör ameliyatla alınır 

Normal bir insan değilsin demeye mi geliyor, bu ne? 



“Değmesin yağlı boya”, “Süper Babaanne” ve “Unutamadım” 

İlgi görmemesi zaten beklenemezdi, durmak yok 

Besteler akıyor, gidiyordu. 

Belki de unuttukları da olabilirdi; yazmayı, bestelemeyi



Tabi ki unutmadık “Sahibinden İhtiyacı” 

Ve “Darısı Başına” albümlerini 

“Nane limon kabuğu” ve “Karasevda” 

Daha ne mi? 

“Can bedenden çıkmayınca”  sadece dönemini değil 

Artık gelecek tüm yılları etkisi altına alacak 

Hatta esir edecekti 



Daha sonra “7 den 77’ ye” ve Japonya turnesi derken 

Adını dünyaya duyuracaktı 

Mega Manço da kendi de yer bulan “Ayı” ve “Süleyman” 

Kendilerini dinletmeyi başarırlar 

Son çıkan albümlerden “Müsaadenizle çocuklar” ile jübile klibi 

Genç sarkıcıların eşliğinde, onların şarkılarını da kullanarak yapılacaktı 

Ama Japonya daveti, onun turne aşkını tekrar coşturdu 

Tam kaplumbağanın öyküsü derken “mançoloji” çıkageldi 


31 Ocak 1999 da Moda’daki evinde Kalp krizi sonucu aramızdan ayrılacaktı 
Ve odur ki bu sözü bize ders olarak kalacaktı 


« Ayrıca sanatçı olduğumu da iddia etmiyorum. Ben öldükten sonra torunlarım ansiklopedilerde Barış Manço'yu "sanatçı" diye okurlarsa, galiba sanatçı olduğum da tescil edilmiş olacak. Geleceğe ne bıraktığınız önemli. Yoksa insan yaşarken kendi kendine "Ben sanatçıyım" dememeli. » 





Doğruydu, eğer ben en iyiyim derseniz, egoist olursunuz 

Size bunu insanlar söylemesi “büyüksün” demeliler 

Ve söylenenler size hitap etmeli 

Düşünüyorum da ne büyük insanmış 

Tosun Yusuf Mehmet Barış Manço 

Hayatını kısaca yazsam dedim 

Konu konuyu açtı 



İnsanların hikayeleri de derslerle doludur 

İşte Barış Manço’nun hikayesi’de bu 

Her sıkıntıya, her zorluğa savaşın adıydı, 

Yoksa ilk zorlukta vazgeçmek 

Ve dahası 



Onunla büyüdük 

Kendimi bildim bileli hayatımda o, var 

Onun programlarını izlerdik 

Günün birinde izleyemedik, çok üzülmüştük 



Ne söyleyeceği, ne yazacğımı bilemedim 

Böyle bir isme kelimeler yetmez 

İşte yetmiyor da, 

Kıtalara koyduk yetmedi, 

Roman yazsak, film yapsak serilik olur 



İnsanlar konuşur, gıybete girerler 

Yok öyle yok böyle 

Olsa ne, olmasa ne? 

İnsanlar neyin üzerinden ticaret yapacaklarını 

Şaşırmışlar; bir de bakmışlar bu var 

Haydi bir konu açalım, yayalım 

Kimin ne yaptığı, ne dediği kimseyi alakadar etmez 

Kimsenin de haddine değil 

Açıkçası öldüğüne de inanmıyorum 

Çünkü sanatçılar ölmez 

Her gün televizyon da olsun 

İnternette olsun izleyebildiğin birini öldüremezsin 

Onu dünyadan silemezsin 



Bir Barış Manço, bir kılıfa giremeyen dev adam 

Ölümsüzlüğün formülünü bulmuştu, sanki 

Sanki değil öyle ölümsüzdü 

Ve ondan miras kalan onca şarkı yeni filizlenmelere 

Yepyeni yüzlere yepyeni seslere gebe olacaktı 



Akarsular, Kıraçlar, Teomanlar, Şebnem Ferahlar ve adını sayamadıklarım 

Yolcu olarak çıkacaklardı, sahneye 

Eserler önemlidir, izler daha da önemlidir 

Ne olduğunu bildiğimiz bir Barış Manço 

Ülkücü ya da dinci bir tarafa koymak boşa olur 

Çeşitli ağza alınmayacak ithamlar; 

Sahiplerini irdeletir 

Kısaca insan yaşamında yaptıklarıyla ün kazanır 

Ve o namını son zerresine kadar hak etmişti 



Ve her şeydi, her ailenin bir üyesiydi 

Giremediği tek bir ev, uğramadığı şehir kalmadı 

İçten ve onun gibi olan gelmedi, gelmeyecekte 

Ve herkesçe o büyük adam olacaktı 

7’den 77 ye herkesin gönlünce 

UZUN SAÇLI DEV ADAM 















*50 milyon o dönemin Türkiye Cumhuriyeti nüfus sayısı 

Yorumlar

  1. Ellerinize sağlık, thanks you very much!
    Gerçekten çok güzel olmuş. Türkiye Yapay Zeka olarak sizi tebrik ederiz.
    Oluşturduğunuz makale gerçekten harika. Bayıldık diyebiliriz efendim. Yapay Zeka Mühendisliği adı altında kurulan ilk yapay zeka platformuyuz. Sizi tebrik ederiz.
    Saygılarla..

    YanıtlaSil
  2. Kadın demek hayat demektir


    Tabiki bunu anlayan erkek çok azdır.


    Kadınları anlamak için alim olmaya gerek yoktur. Sadece samimi ve dürüst olun. Kadınlar güvendiği ile inandığı erkek aynı olursa . Sevdasında cimrilik etmez. Tabi tüm kadınlar aynı kalıptan çıkmış ürün değildir. Canlıdır . Her kadının çekiciliği farklıdır; kimi gülüşüyle, kimi güzelliğiyle, kimi saçlarıyla, kimi ise zekasıyla ön plana çıkar. Bazen de sempatiklik hatta ağırbaşlılığı ön plana çıkar.


    Sakın bir kadının gülüşüne bakışına aldanmayın. Hele dekoltesine hiç aldanmayın. Unutmayın her kuşun eti yenmez. Duvara toslarsınız.


    Kadının güzeli çirkini yoktur. Bakımlısı bakımsızı vardır.


    Bazen kadınların bakışları, bazen zekası veya ufacık bir dekoltesi erkeği baştan çıkartmaya yeterlidir.


    Kadının sadece söylediği sözleri ile aklında düşündükleri bir değil ise, işte o kadından korkacaksın. Seni gün gelir can alıcı yerinden vurur.


    Kadınlarla konuşurken dikkat edeceksin. Sen sohbet ediyorum sanırsın. Net cevap vereceksin. Şayet ucu açık cevaplar verirsen başının etini yer. İstediği cevabı alana kadar. Açık açık yazayım verdiğin cevaplara değil, cümlelerin ardındaki alt metinlere bakar, yani davranışlarınıza.


    Eğer erkeğin adam olduğu yerde kadın;


    Kadınlar can almaz evlat verir değer bilirsen sana ev olur ve Bir kadın evin Orta direği olur. Bir kadının asaleti ve kaliteli duruşu onu vazgeçilmez yapar.

    Ahmet KİREÇCİ

    07.02.2021

    00:32

    Web sitem: https://www.askimsultan.com

    İnstagram : askimsultancom

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu yayınımızı nasıl buldunuz? Bize yayını okuduktan sonraki duygularınızdan bahsedin. Bizi bundan mahrum etmeyin

Popüler Yayınlar